
Nihayet taşındım, işlem tamam. Biraz gömüklerim ağrıyor ama seneye daha iyi olurum diye düşünüyorum. -Bu espri Levent Kırca kontenjanından yapılmıştır.- Şimdi merak edenlere anlatayım, ev güzel oldu fena değil. Altta tatlı bi teyze var. Daha ilk günden faturalarını bize okutmaya başladı. Kapıyı çalıp oğlum ya da kızım kimi yakalarsa "şunu bir okusana bana" diyor. Okuyoruz, hayır duasıyla ayrılıyor. Mandalina almış bize taşınırken, öyle şeker bir teyze. İsmi de Kiraz. En sevdiğimiz isimlerden.
Esnaf var, heryerde delikanlı adamlar mevcut. Beyimle tanışmadan benimle göz kontağı kurmadılar sağolsunlar. Mahalle bakkalı var, içeriye giriyorsun arkada birşeyler yapıyor mesela "kimse var mıııı?" diyorsun, o arkada birşeyler yapmaya devam ediyor. Bayaaa bekledim. En son 10 yaşında leblebi tozu alırken bir bakkal tarafından o kadar bekletilmiştim. Güzel, hoşuma gitti.
Okul var hemen karşımızda, liseli çığlıkları yükseliyor o yüzden. Bu sabah mesela saat 7'de bir kız histeri krizi geçirerek ağladı. Tam kendimi dışarı atacaktım ama dediler kızım sevgilisinden falan ayrılmıştır o yüzden ağlıyordur önemli birşey değildir. Mantıklı geldi girdim içeri. Ama nasıl bir böğürmek birine bişe olmuş sanki. E sevinç, üzüntü, ayılık her türlü duyguyu coşkuyla yaşadıkları yaşlar. - Yeni taşındığım için böyle konuşuyorum tabi. Biraz zaman geçsin, o ağlayana saat 7'de böğürerek ağlamaya utanmıyor musun diye bir de ben çakıcam çıkıp-
Okul müdürü konuşmayı seviyor. Alıyor eline mikrofonu vırıvırıvırıvırı. O konuşuyor ben evden "atma hocam din kardeşiyiz" diye bağırıyorum, o konuşuyor ben sallıyorum. Lisede söyleyemediklerimi şimdi söylüyorum. Bir de bir öğretmen var, soprano. O ders anlatırken dışardan dinleyebilirsiniz. "Liseyi dışardan bitirdim" böyle birşey olsa gerek.
Sahile yakın, bu nedenle mütemediyen aşağı inip birşeyler içmek şart. Biz de şartlar gereği gittik işletmesi genç apaçiler tarafından yapılan bir sahil kafesinde oturduk. Karşında eksi İstanbul, fonda Apaçi FM. İşletmecilik denen meslek neden var anlıyorsun. Apaçi bitiyor, Karadeniz FM başlıyor. İstanbul'da mısın, Trabzon sahilinde mi karışıyor kafalar. Tostun içinde de sunta var. Harika suntalı tost yemek isteyenlere tavsiye ediyorum.
Konudan konuya atlıyorum; çift suntalı tostumu yerken ortamda müzik Türkçe Pop'a geçtiğinde Kenan Doğlu'nun sandığım ama sonrasında Murat Dalkılış'a ait olduğunu öğrendiğim "Kıyamadım" şarkısı çalmaya başladı. Allahım o ne sıkıcı bir şarkı yea. Sanki karşımdaki kolpa sevgilimden ayılırken beni sahtekar pezevenk sözleriyle daraltıyormuş gibi hissettim. Hemen kalktık. Sıkıntı bastı.
Hani böyle ayrılma konuşması yaptıktan sonra "çok büyük yanlıştasın" konuşması çeker ya karşındaki. Birden o doğru Ahmet olur, sen yanlış Mehmet. İçin sıkılır "yeaa bitse de gitsek" dersin ama kırmamak için de "sorun sen de değil bende" diye sallarsın. Öyle yapışık sevgili şarkısı.
Neymiş inceliyoruz. Bakın nasıl içiniz sıkılacak;
"Ölümcül aşklar vardır ya kaderi zorlayan
ben kader bekçisi oldum bir Tek toz kondurmadım"Ölümcül aşklar nasıl kaderi zorluyorsa sen de beni zorluyorsun. Ayrılıyoruz hacı. Bitti bitti aşk bitti.
Kader bekçisi olmuş muş muş. Aferin sana, pazartesi gel törenle madalyanı takıyoruz.
"Sen şimdi gidiyorsun ya halimi bir gram sormadan
ruhunu unuttun galiba"Na oldu hani çok seviyodun iki dakka da sattın "ruhunu unuttun galba" falan. Hemen laf sokmalar, hemen yargılamalar.
"Olanlara zor dayansam da lütfen şunu unutma
Dayanamadığın Anda katlanamadığım zamanda
Gururun son bulduğunda
Umarım orda olurum
umarım orda olurum"Yeaa bir siktirip gider misin? Olma orda sen olma. Hu huuu ayrılıyorum zaten dönmücem. Döneceğim varsa da dönmem zaten artık. İçimi sıktın yeaa içimi.
"Gerek var mı sence
Kaçıp gitmek ne çare"Güzel kardeşim gereğini sorgulamayalım. Bitti diyorum bitti. Kaçmıyorum da bak anlatıyorum sevgim bitti bi müsade diyorum.
"Zor durumlarda bile
Kıyamadım ikimize
Kıyamadım sevgimize"Ve yine doğru Ahmet yanlış Mehmet dizesi. Tamam sen mükemmel bir insansın ben eşşoleşşeğim.
Bir de zor durumlar ne mesela? Biri Tyra Banks diğeri Cindy Crawford ikisinin arasında mı kaldın? Üzerine kızlar mı atladı? Benim bilmediğim, göremediğim hayranların mı var?
Valla sevgilisinden yeni ayrılıp aynen böyle düşünenler derneğinden özür diliyorum ama böyle ayrılık olmaz. He bende yaptım zamanında benden iyisini bulamazsın, döndüğünde burada olacak mıyım bakalım, seni benim gibi seveni bulamazsın gibi geyikler ama şimdi çok utanıyorum. Zamanı geri alabilsem tokalaşır, başarılarının devamını dilerdim.
Neyse yani durum budur. Taşındım, biraz değişirim diye düşünüyordum ama nereye dönersen dön götün hep arkandadır. İyice yerleşeyim yemeğe alıcam sizi. 600'ünüzü birden alamam tabi. En fazla 82 parça yemek takımım var. 82 82 alsam 3 ayda falan hepinizi ağırlamış olurum diye düşünüyorum. Hepiniz ayrı hediye alsanız züccaciye açarım, ortamdaki esnafa katılırım. Okul önünde öpüşen liselileri basarım.
Hayat dediğin şey başka nedir ki?