23 Temmuz 2012 Pazartesi

hayırlara vesile olsun


Dün gece şortumu göbeğimin üstüne kadar çekmiş, bir ayağım dışarıda, diğeri kırık gibi içe dönük bir şekilde uyurken -evet böyle uyuyorum, seksi mi?- bir kabus gördüm. Blogda yazdığım bir yazıyı okuyucunun teki, yine adsızlardan biri yorum kısmına yapıştırmış altına da bu ne biçim yazı, bok gibi yazıyorsun, yuuuuh, seni okuyanın tarzında yorumlar yazıyordu. Ben de böyle şarkısı tutmamış, e bari gerizekalılığımla dikkat çekeyim diyen popçu gibi saçma sapan cevaplar yazmaya çalışıyordum altına. Tam "ama ama neden öyle dedin ki, ayna ayna ayna, kötü laf sahibinindir" gibi saçma sapan şeyler yazacakken ter içinde uyandım. Sonra sırılsıklam yatağımdan yavaşça kalkıp bir sigara yaktım ve dışarıdaki sokak lambasından içeriye süzülen ışığın loş aydınlığında bir gölge gibi görünen tenime bakarak "ne yapıyorum ben?" diye düşündüm. 

Şaha lan şaha uyanınca anladım boğazıma kadar çıkan şortum yüzünden daralmışım. Tekrar göbeğimin üstüne kadar indirdim rahatladım. Üç saniye içinde de benim galaksilerarası barış elçisi olduğum, fakir klingonluları ziyaret edip, çocuklarıyla fotoğraf çektirdiğim diğer rüyama geçtim. Sabah uyanınca çişimi yaparken düşündüm niye böyle bir rüya gördüm diye. Niyesi basit. Habire darlıyonuz beni niye yazmıyon niye yazmıyon diye. Şaha lan şaha sizlen alakası yok. Şunlan alakası var:

Tüm hafta sonumu göbeğimin üstündeki şortumla yatakta bir o yana bir bu yana devrilip evin çeşitli ve anlamsız noktalarına bakarak geçirdim. Arada bir bilgisayarı açıp Facebook, Twitter olsun baktım. Birşeyler yazasım, ona buna sataşasım varmış gibi gelirken aslında baktım sadece evin anlamsız yerlerine bakasım var. Hatta bir süredir sadece bakıyorum. Sonra dedim ki kendi kendime atgotten yoksa sanal dünyada asosyalleşiyor musun? Kaygılandım tabii. Buna sosyal medya hazır değil çünkü, sonuçları ağır olur. Bir yandan bu sorumluluğu üzerimden nasıl atacağımı düşünürken diğer yandan beynimde yazmam gereken tweetlerin sesleri yankılanmaya başladı. Bloğu açıp yine bir yazı göremediği için o gün mutsuz olan, karısına kızına sevgilisine iyi davranmayıp belki de kendini içkiye veren insanları düşündüm. Hayır yapamazdım. Sorumluluğum büyüktü. Türk gençliğinin morali benim elimdeydi. Ve herşeyin başı moraldi. 

Oturdum size seneye düzenleyeceğim dünyanın çok önemli starlarını ağırlayacak 30 rock festivalimi anlatan yazıma başladım. -Ama yarım daha yakında yayınlayacağım.- Sonra Face'e girdim pek sevgili arkadaşlarımın duvarlarına, değişen cover fotolarına baktım. Bir ikisini like ettim, kedi videoları ve Yiğit Özgür karikatürlerine baktım. Tam "kjkfdjkfdjfkjfdk" yazacakken evin bir başka noktasına bakmaya başlayıp bıraktım. Bir süre sonra toparlanıp Twitter'a girdim "yarak tarlasındaki papatyamsın kanaryam" "takımımın geyşasıyım" "takımıma gey duygular besliyorum" "sana karşı boş değilim aslanım" "oruç tutmayanları 3 kere atalım 2 kere tutalım" " erkek adamın 3 karısı tek pipisi olur" gibi yarısı troll saldırısı, diğer yarısı gizli gey romantizmi içeren başlıklarına bakıp o kadar saçmalığın arasında da söyleyecek birşeyim olmadığını farkedip evin başka bir noktasına bakmaya devam ettim. 

Öyle yani bu ara evin değişik noktalarına bakmakla meşgulum. He "aamaaan twitter kro kaynıyo, havası kalmadı buraların, face'e girmiyorum, bakıp çıkıyorum, kendimi sanal dünyada var etmek bana saçma geliyor" tarzı artizliklerde değilim. Yani değilimdir herhalde, geçicidir diye düşünüyorum. Yani öyle düşünüyorum ki böyle bir rüya görüyorum. Yayınlayamadığım yazı, ulan ya bi denyo beğenmezse kaygısı bilinçaltında cirit atıyor demek ki. -He bilinçüstünde bana o yorumu yapana sağ üst köşeden çıkabiliyorsunuz. -mac kullanıcıları sol üst köşe- yazıp postalıyorum. Rockçıyım yani herkes bilsin de- 

Şimdi ben bunları niye anlattım. Hem aslında bişe yazmış mı lan diyip, girip bakan, bilinçaltımın gülü üç kişide olsanız gerçekten kendimi sorumlu hissettiğimi anlatmak için. Hem de yazacak yazı bulamayıp gece gördüğü rüyayı anlatıp o haftayı kapatan köşe yazarı kurnazlığıyla aradan sıyrılmak için. 

Ben şu ara gerçek hayatta bazı ayarları yapmakla meşgulum, anlatcam onları da zamanı gelince. Saçlarımı sarı yaptım misal. Dünyayı değiştirmeye ordan başladım. Başaracağıma inanıyorum. 

Sanala az bakeyom. Her gün girip bakıyom ama ha buraya. Siz de girip bakın, hello diyin, çayımı için. Twitter'a az giriyom, kro kaynıyooo. Face'im de dostum dediklerim yalanmış zaten. Like dışında bir olayımız yok. Gerçek hayatta likeların commentlerin peşindeyim bebeğim.

Aslında şu yazın bitmesi lazım. Tüm derdim o. En nefret ettiğim mevsimdir. Günlerin uzun olması dışında bok gibi bir mevsim. Ne havası hava, ne suyu su. Sevişsen sevişemezsin, buluşsan buluşamazsın, yemek yiyemezsin, sigara içemezsin. Samimiyetsiz bir mevsim. Aman da gelsin de bir hafta tatile gidip bi bok oldu sanalım mevsimi. 

Samimiyetsiz.

Ayar: Bu yazının altına bok gibi yazıyorsun yazacak adsıza dünya zeka olimpiyatlarına tek gidiş bileti hediye!

 

10 yorum:

  1. Yaza laf atiyon kışın da gotüm donuyo dersin ama. Sana da yaranılmıyor arkadaş! Ne güzel karpuz var, üzüm var, peynir var.

    YanıtlaSil
  2. la bebe RSS diye bişey var bi tek yorum yazmaya giriyoz senin bloga deyse google reader kapımıza kadar getiriy...

    YanıtlaSil
  3. işte rüyama giren iblis de geldi. hoşgeldin. güle güle

    YanıtlaSil
  4. yukardaki anonime katılıyom. ne kadar yazı o kadar köfte.li.

    YanıtlaSil
  5. Bağa mı didin?
    Her neyse yazın iyi bir yönü:Yazın grip olmazsın,değişik bitki özleri deneyebilirsin.
    Misal:Zeytin Yaprağı ;insanı tertemiz ediyor.
    http://ibsdoctor.hubpages.com/hub/Finally-A-Cure-For-IBS-And-So-Much-More
    Ben yaprağını kahve makinesinde çay yapıp içiyorum,ama sana tavsiye edemem;yapraklar temiz olmayabiliyor.
    Şöle bi sey var,denemedim sorumluluk almam:
    http://magaza.hammaddeler.com/Zeytin-Yapragi-Ekstresi-1-Kg,PR-6622.html

    YanıtlaSil
  6. Bazen bloga girip yeni yazı yazmadığını görünce, antony konserindeki pavyondaki kadına "söyle laaan" edasıyla "musiiic" diye bağıran hayvan gibi sana "yaaaaz ulaan" diyesim geliyor. iyi yani.

    YanıtlaSil
  7. Hergün bakıyorum, ama neden bilmiyorum?

    YanıtlaSil
  8. Aman da gelsin de bir hafta tatile gidip bi bok oldu sanalım mevsimi.


    bu iyiydi

    YanıtlaSil