19 Ocak 2017 Perşembe

Bu yazıyı paylaşıp sadece kendim beğeneceğim!



Selamunaleyküm!

Aradan geçen yıllar içerisinde ülkemizde bir çok deyişiklikler olduğundan artık girişler böyle olacak. Konulara hacı emmi gibi sağ ayakla girip, haminne gibi inşallah, maşallahla çıkacağım. Bloğuma laf edenlere 'Kıskaaanaaaaanlar çatlasın!' ' Beğenmeyen siktirsin gitsin, burda bizim huzurumuzu kimse kaçıramaz' diyip terörist damgası vuracağım. Özgür düşünmemeye çalışıp, göt korkusundan herkesin fikrine de saygı duyacağım. Çünkü kusura bakmayın da sizin gibi bir kaç iyi insan için de habse falan giremem. Sonuçta herkes iyi bir insan. İyi bir insan diye çirkin çocukla sevgili oluyor musunuz? Olmuyorsunuz. O zaman kimse benden bunu beklemesin!

Neyse... Geçtiğimiz gün Facebook'ta gezerken -Artık yaşım gereği sadece FB'da geziyorum.- ayakkabı dağıtılan fakir çocukların sevincini anlatan paylaşımlardan bile daha acıklı bir paylaşımla karşılaştım. Eskilerden bir yerlerden tanıdığım bir çocukcaaz - Artık 45 yaşındaki adamlara da çocukcaaz diyorum. Çünkü yaşlanınca öyle oluyor. Annelerimizin Tarık Akan'a çok yakışıklı çocuk demesi gibi bişe neyse.- tabağının fotoğrafını koyup, işte 'sik sok'tan sonra yemek zamanı!' yazmış. Bunu yazalı nereden baksanız bir 45 dakika olmuuuş.

Veeee...

Şu an bu satırları bile yazarken bile içime kaçıyorum...

FOTOĞRAFI BİR TEK KENDİSİ BEĞENMİŞ!

Mah fol dum...

Fotoğrafa bayaaa çakıldım kaldım. Beyaz bir tabak, birkaç lezzetsiz olduğu ekrandan anlaşılan patates kızartması... Yanında yemeği hazırlayanın kirli su içinden çıkarıp iki kere silkelemek suretiyle suyunu aldığı bir iki yeşillik ve 250 gr et tercihiyle üst düzey yöneticiliğe göz kırpan bir hamburger... Sonra alttaki '1' yazıyla 'Bir' 'Beğeni'... Ve bu beğeninin fotoğrafı paylaşan kişiye ait olduğu gerçeğinin beynimi delip geçişi...

Kendi kendini beğenmişti. Ve 45 dakikadır başka kimse de beğenmemişti...

Peki bunu bize bunu neden yapmıştı?

Neden beğenmişti? Hiç beğeni olmasa daha mı kötüydü? Kendisinin beğenmesi daha büyük bir sosyal intihar değil miydi? Kendine aşırı mı güvenliydi? Yoksa yanlışlıkla mı basmıştı?

Acaba... Bir sistem eleştirisi miydi? Hiçbirinizin beğenisi önemli değil, ben hamburgerimi çok beğeniyorum ve önemli olan da bu! diyip, gündelik hayatımızın rutin anlarının paylaşımının anlamsızlığını bir tokat gibi yüzümüze mi vuruyordu? Küstahça ve zekice dalga mı geçiyordu bizimle? Allahım ne olur öyle olsundu?

Peki ben ne yapmalıydım? Beğenmeli miydim? 2 beğeni, sadece kendisinin beğenmesinden iyi miydi? Yoksa ona acıdığım çok mu belli olurdu? Çünkü hiç bir şeyini beğenmiyorum. Hiç beğenmişliğim yok. Aşırı sıkıcı şeyler paylaşıyor hep.

Bayaa bir düşündüm. Aşağı indim dolandım sörf yaptım. Döndüm yine baktım. 1 beğeni...

Günlerdir beynimin bir köşesinde burukluğunu ve soru işaretlerini taşıyorum. Şimdi yine bakasım geldi de, bakamıyorum, çok üzülüyorum. Ya yine öylece 1 beğeni olarak duruyorsa...

Halbuki ben artık bu gibi şeylere üzülmemek için şehrimi yurdumu terkedip kırsala yerleşmiş bi insanım kardeşim. Benim sinirimi niye bozuyosun. Beni neden üzüyorsun? Benim tek ülküm hangi pazarda hangi salatalığın daha lezzetli ve ucuz olduğunu bulmak artık. Komşuma 'Nevra Hanım bir salatalık aldım yan köyden, burdan kırsam kokusu Van'da duyulur hah hah hah haaaay' diyip şen kahkahalar atmam lazım.

Levrekler geldi mi? Gelmedi. Gelmediyse niye gelmedi? Soğuk olduğu için balık kıyıya gelmemiş olabilir... Burda trend topic listesinde konular bunlar. 1 #levrekgeldimi, 2 #salatalıknerede

Sen niye bana modern insanın çaresizliğini sorgulatıyorsun? Büyük resme bakabilmeyi öğrenmiş bir toplumun ferdiyim nihayetinde. Bunun bir israyil oyunu olduğunu anlamamak için de gerizekalı olmak lazım.

Bu tezimi doğrulayan sayın Stephen Hawking'in bir makalesini de burada paylaşıyorum. Kendisi benim kadar güzel ifade edememiş olsa da fizik alanında yaptığı değerli çalışmalar ve yaşı nedeniyle anlayışla karşılıyorum.

ULAN: Tam da bloğun adını dip çakrası diye değiştirip acaba organik beslenme ve yaşam koçluğu tadında, bunu yemeyin gaz yapar şunu yiyin, burada taş gördüm çok etkilendim tadında yeni yaşam tarzıma uygun bir platforma mı çevirsem diyordum, başıma bu geldi. Napayım? Çevireyim mi dip çakrasına? Birlikte 150 yaşına kadar yaşayıp, dünyaya kazık çakalım mı?




2 yorum: