
Bir sevgililer gününde benim sister'a o zaman ki erkek arkadaşı takı almıştı. Ama nasıl kitsch bişe kocaman böyle büyük taşlı bir kolye ve küpe takımı. Yanımızda vermişti de sister'ın yüzündeki sahte sevinci gözlerimizle görmüştük. Sonra "senin ki sana kaşıkçı elması almış" diye taşak geçmiştik. Şimdi ki tabirle anca Sülüman'ın Hürem'e hediye edebileceği cinsten büyük bir taştı. Kıyamam.
O zaman dalga geçmiştik ama şimdi yaş ilerledikçe, ilişkiler uzun süreli birliktelik kalıbına eriştikçe arar olduk kaşıkçı elmaslarını. Misal benim bey de tee yıllar önce kocaman Hello Kitty'li toka almıştı. Hayır metalci kızız hello kitty nedir? Hadi Hello Kitty'yi sineye çektik, o tokanın boyutu nedir? Yıllardır düşünüyorum ama belli etmiyorum. Ama intikam soğuk içilen gazlı bir içecektir. O nedenle şu an açıklamaktan çekinmiyorum ve açıkça 70 milyonun önünde soruyorum: Hello Kitty'li toka nedir?
İntikama giden hikaye ise şöyle başlıyor;
Geyik bir yana hiçbirimiz sevgililer günü manyaa değiliz. Önce şeritında bir yemek ardından gül yapraklarıyla bezenmiş bir yatak beklemiyoruz. Yani ben ve hayal arkadaşım patti hiç beklemedik 13 yıldır. -Zaten otellerden nefret ederim ve gül yaprağının sevişmeye hazırlamada hiçbir etkisinin olmadığını düşünüyorum. Çok sahtekar pezevenkçe hatta. Hani düdücem seni de, gülleri takip edelim lütfen gibi- Ama geçen hafta yıllardır istediğim, bir türlü almak nasip olmamış Talihsiz Serüvenler Dizisi'nin tam serisine baktım nette. 12 kitap. Nasıl içim gitti. Tam toparlayıp sipariş verecektim ki ulan dedim hadi şımarayım azıcık - Bakın tikkatinizi çekerim: şımartılayım değil, kendimizi de kendimiz şımartıyoruz. Hey gidi hey- "Beeeey" dedim "Bak Talihsiz Serüvenler Dizisi'nin kitaplarını alacaktım ama sen alıyormuş gibi yap bana sevgililer günü hediyesi gibi olsun hadi. Ayrı ayrı sitelerde toparlayınca seri tamam oluyor" dedim. O da "Tamam aşkım alayım" dedi. Ben de "Keh keh keh sevgililer gününe seri elimde. Allahım kitaplıkta nereyi boşaltsam da yerleştirsem, her gün bi tanesini okusam, hmm naapsam?" diye düşünerekten beşlik simit gibi sırıtarak uykuya daldım o gece.
Aradan tammmm bir hafta geçti. Heyecan dorukta, eve bir gelicem ki kitaplar kolide beni bekliyor, açıcam koklucam, benim olacaklar. Bugün akşam üstü telefon geldi beyden, zaten çalışmaktan patates olmuşum, "İşte bu kitapları ben baktım internetten hiçbir yerde serinin tamamı yok. Bilmem ne yayıncılığı aradım yok yani durum bu." dedi. Bir hafta bekleyen beyde jeton bugün düşüyor, bugün online sipariş sitelerine bakıyor, kitapçı bile gezmiyor tikkat, tüm kitapları aynı sitede göremiyor, göremediği için yarısını farklı eksikleri farklı sitelerden tamamlarım diyemiyor. E dolayısıyla siparişi veremiyor.
Telefonu kapattıktan sonra içimde bir umut dedim yok yaa şaka yapıyodur. Bir haftadır daha bugün bakıyor olamaz herhalde. Hollywood beni bu ana hazırlamış, kız üzgün bir şekilde eve gidecek, sevgilisi ona sürpriiizzz diyecek. Bir süre birbirimize deve kuşu gibi bakıp öpüşcez felan. Akşam endişe heyecan karışık geldim. Ev aynı ev, kitaplık aynı kitaplık, kedi aynı kedi, bey aynı bey. Kendimi yere atıp ağzımdan köpükler fışkırtarak sinir krizi geçirmekle, yumruğumu ısırıp kendimi yatağa atıp, omuzlarımı abartılı bir şekilde titreterek ağlamak arasında gidip geldim. Sonra ikisinden de vazgeçip intikam arayışına girdim. Hikayenin tamamı budur.
Özeti; Ulan beni ne şımartır, ne iyi gelir diye düşünüyorum, hadi bana bu jesti sen yapıyomuş gibi ol diye avans veriyorum, bir hafta öncesinden söylüyorum, seriyi tamamlamak için ayrı sitelerden sipariş vermek lazım diye açıklama geçiyorum ve yine de alamıyorum'dur.
Çıkarılacak ders ise şudur: Zamanında Hello Kitty'li tokayı kafasına atsaydım bence kitaplar bugün elimdeydi. Ben o anlamsız tokaları tam 10 yıl sakladım la.
Neyse amacım dramatize etmek, kadın erkek olayına bağlamak değil, intikamdır. Tüketim toplumu araçlarına alet olmayalım, bir güne indirgemeyelimden hediye almayan sevgili pintidir açıklamalarına hepsi aşırı ve dangalakça. Ben sadece kendim yazıp kendim oynıcaktım, göt olmanın verdiği bir götlük içerisindeyim. Yoksa online siparişin kralını veririm. Zaten genetik kodumda var kendi işini kendin gör diye.
Sen bu satırları okurken bey ben 12 kitaba 140 milyon'u kredi kartından 12 taksitle çektirmiş kitapları kendime kendim almış olacağım. Lütfen beni aramak için antrede yollara düşme, çalışma odasındayım. Bir süre ayrı kalsak iyi olacak sanırım.