4 Mart 2011 Cuma
bize gelsenize wii oynarız
Bundan böyle her 'bize gelsenize yaa wii oynarız, eğleniriz, biz her hafta oynuyoruz. Geçen Ahmet'le Nermin'le oynadık çok zevkliydi' tekliflerine öyle kefal gibi atlamazsınız. Ben de diyorum ki bu wii'yi niye sevdi insanlar bu kadar. Ayakta efor harcadığın bir oyunu kim neden oynar diye. Oyun oynamanın zevki oturduğun yerden aksiyona geçmektir çünkü. Meğer wii'nin marifeti başkaymış.
Oyunun birincisinde bunlar oluyorsa ikincisinde neler olur kim bilir? İlk çıktığında vibratöre benziyo lan diye dalga konusu olmuştu, hayaller gerçek mi oldu?
Diğer yandan bu oyun kesinlikle örf, adet, ananelerimize terstir. Esra Erol'dan wii'nin kapatılması için dava açmasını bekliyorum. Böyle terbiyeszlik böyle ayıp birşey görmedim. İnsanoğlu nereye gidiyor? Bu aile ahlakını bozacak wii neden hala ülkemizde satışa sunuluyor.
Bizde en fazla bunun wii 3 child versiyonu çıkabilir. Sayın başbakanım, buna bir el atmayacak mısınız?
3 Mart 2011 Perşembe
bir kedi yeter!
Cat Gets Directions - watch more funny videos
-hey sen burdan hızla geçen 3 kedi gördün mü?
-şu tarafa gittiler dostum
Hayatı ve kafaları güzelleştirmek için bir kedi yeter. Bu video kanıtıdır.
1 Mart 2011 Salı
e yeter kapatıyoruz

Şimdi bu blogger olayına çok sağlam sallayıp böyle okkalı küfür edesim var ama salı mübarek gün etmiyorum. İçimden saydırıyorum.
Diğer yandan; 3 ay ömrü kalmış adama 6 sonraya MR tarihi veren, 13 yaşında tecavüze uğramış kız için 7 yıl sonra 'isteseydi karşı koyabilirdi' kararı çıkarıp tecavüzcülerine ceza indirimi uygulayan, azılı katilleri baş üstünde tutup, sadece düşündüğü için insanları ömür boyu dört duvarın ortasına koyan bir ülkede neyin ve kimin adaletinden, sisteminden kime yakınacağımı bilemedim. Yasayı eleştirmeye kalksam, interneti ulaştırma bakanlığına bağlayan bir düzen, her yeni site kapandığında makam arabasıyla zafer turu atıp, krallığında yemekli şölen veren Binali Yıldırım var karşımda.
Umutsuzluğunu, adaletsizliğini, bu ülkenin ağırlığını bir gram hafifletmek için bir araya gelemeyip, şakalarla hafiflemeye gelen hepimize kapak olsun bu karar sadece. Klavye başında kendini çok özgür hisseden, sokakta giyemediğimiz mini eteğimizi kıçımıza geçirip poz verince, meydanlarda söyleyemediklerimizi etrafımızda 300 500 kişiye söyleyince, sokaktaki insanın menüsünde bu akşam ne var acaba diye düşünmeden bu akşam neler yiyeceğimizin resmini ballandırıp koyunca, geçen hafta kocası tarafından öldürülen 7 kadını görmezden gelip ilişkiler hakkında tespitler yapınca sandık ki özgürlük parmaklarımızın ucunda.
Parmaklarımızın ucunda sadece bok var. O derece boka battık çünkü. Şimdi ülkede hiçbirşeye işlemeyen adalet(!) kimseyle hiçbir alakası olmayan blogger'a işliyor.
Nedeni ise tam bize uygun biçimde trajikomik: Kaçak maç yayını.
Hu huuu, insanın, hayvanın, evinin üstündeki katın, elektriğin, elektroniğin, suyun, yolun, sigaranın, içkinin, parfümün ve bir uzun listenin kaçak olduğu bir ülkedeyiz. Ülkeyi kapatın o zaman. Mahkeme kararıyla Türkiye kullanıma kapatılsın. Zaten öyle gibi birşey oldu bari stres olmayız. Alırız çekirdeğimizi otururuz legal yayınlanan dizilerimizi, evlilik programlarımızı izleriz.
Neymiş sıra herkese gelecekmiş.
Sizi kapatıcaz derken sadece kafasının kapanacağını sanan kalabalığa da selam olsun buradan.
Şimdi diyeceğim çok şey var ama sağ tarafımda bi uyuşma başladı. Düzelince devam edeceğim ikraha.
24 Şubat 2011 Perşembe
terry'nin çakmak çakmak gözleri
Bende hasta siempre şarkısının sazla çalınması etkisi yarattı. Ama tam olarak duygularımı da ifade edemiyorum.
Jackvalium gönderdi. Buna bi bak yaz dedi. 853 kere izledim ama kelimeler kifayetsiz.
Eskiden babalar televizyonda Dallas'ta Sue Allen'ı görünce "bu karı bana varsa Dudullu'daki arsayı üzerine yaparım" tarzı açıklamalarla elin süt Amerikalı hatununa duydukları aşkı betimlerdi. Onun gibi bir ruh hali sanırım. Dudullu'da evi olan Sue Allen tarzı bir hikaye.
Bilemiyorum. Romantizm belki böyle birşeydir de biz yanlış biliyoruzdur. Cany'de belki Terry'i düşünürken Sibel Can dinliyordur. Yeşil kırlarda koşarken, beyninde bu şarkı dönüyordur.
Hayatı, şeker kızı ve Sibel Can'ı sorgulamama neden oldu bu video.
23 Şubat 2011 Çarşamba
lady gaga'ya ikrah yazı dizisi IV
Bir başka Lady Gaga'ya ikrah yazı dizisinde daha bir aradayız. Kollarımı sıvayıp, boğazımı iyice bir temizleyip, yazımın sonunu okkalı bir çıplak kadın görmüş tarikatçı tükürüğüyle bitiricem inşallah. Bu ara kendimi ülkenin karanlık yüzüne verdiğimden şov dünyasının ışıltılı haberlerini okumadım hiç. Tabi ortamı boş bırakmaya gelmiyor. Bir girdim baktım ki, çirkine verilen prim haddini aşmış. Lady Gaga'nın yeni çakma şarkısı Born This Way bir haftada 1 milyon satmış. Kendimi ülke sorunlarına adamaktansa Lady Gaga'nın yok oluşuna adamayı daha mantıklı bulup, bir katkım olur endişesiyle başladım ikraha.
Bu çirkin Lady Gaga ordan burdan çalıp çırpıp bir de üstüne bu çirkinliğiyle buralara geldi ve hala devam ediyor ya insanlığın, medeniyetin gözlerinden öpüyorum. Etrafımda kadını seksi bulan erkekler olmasına, ama öyle demeee birçok sanat akımından besleniyor gibi gerzekçe açıklamalar yapılmasına alıştım, bunları sineye çektim.
Ama bunu çekemem.
Neymiş yeni single'ı Born This Way çooook iyiymiş abi yeaaa. Hoşt höst ordan. Ulan yılların Madonnası'nın Express Yourself'ini mikserden geçir Born This Way diye önümüze sür sahtekar pezevenk Lady Gaga. Kimi kandırıyorsun lan sen çirkin.
Çirkine verilen primin sonuçlarını şimdi görebiliyor musunuz? Çirkine prim vermeyin önüne geçemezsiniz sonra dedim mi demedim mi size zamanında.
Sen ancak şimdinin imitasyona alışık bebelerini kandırır, onlara ayyy bean çok farklıyım, çarpıcıyım laflarını yedirirsin Lady Gaga. Bir de geçen bir programa çıkmış yüzüne botoks yaptırmış sırf dikkati estetiğe çekicem diye. Dünya dünya olalı böyle eziyet görmedi yemin ederim. Alın şu kadını ya. Alın ya gözümün önünden.
Çirkin tüüüüü.
Tövbeestağfirullah.
Bi de videonun sonundaki hani bunun alamet-i farikası el hareketi var ya her gördüğümde salak yemin ederim gerizekalı bu kadın oluyorum.
Evladım salak mısın sen?
(Bu arada bu şarkıda çılgınca dans ederken ki bir videomun internete düşeceğinden çok korktum bir an)
21 Şubat 2011 Pazartesi
bir kedi yeter!

Bizde yalan olmaz abla. Kedi dediysek kedi çıkar içinden.
Evet evet bir ara kedi diyorlarmış ayakkabı çıkıyormuş biz de duyduk, gerekli yerlere şikayetimizi yaptık.
Hayatı ve kafaları güzelleştirmek için bir kedi yeter. Kedinizin hayatını ve kafasını güzelleştirmek için ise bir kutu yeter.
18 Şubat 2011 Cuma
thom yorke efsanesinin bittiği an
Kolbastıyı bekliyorduk ama apaçi dünya dansı oldu. Apaçi Thom Yorke, ona buna sallayan badem bıyıklılar, kadınlarla elele çok tutuştukça, giyildikçe salan şehvet, Şivan Perwer'le kankito Erdoğan. Ne acayip bi dünya oldu lan burası?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
