10 Ağustos 2011 Çarşamba
yasaklanmayacak canlılar listesi
Şimdi abazana dur demedikçe önüne gelen herşeyden tahrik olmaya ve dolayısıyla göz önünde dürtemeyeceğinden de tahrik olduğuna yasak koymaya başlıyor. Ve bu abazanların tahrik olma gücü o kadar yüksek ki yasaklanmamanız ya da dürtülmemeniz imkansız gibi birşey.
Bu nedenle eğer aşağıdaki listeden herhangi biri değilseniz, yüksek ihtimalle yakında yasaklanırsınız.
Dürtülemeyecek dolayısıyla yasaklanmayacak canlılar listesi:
1- Örümcek -malum hikayeden dolayı kutsal-
2- Peygamber devesi böceği -isimden yırtıyor-
3- Sarı çiçek
4- Arı -altıgen petekten yırtıyor-
5- Kedi -uykudan yırtıyor-
6- Hurma
7- Gül ağacı -çarpılma korkusundan yırtıyor-
8- Ak sakallı dede
9- Güvercin -doğru yere yuva yapınca yırtıyor-
10- Deve
11- Karınca
12- Koç
13- Hüdhüd kuşu
14- Peygamber kılıcı çiçeği -isimden yırtıyor-
15- Rasim Ozan Kütahyalı
Valla liste bu. Dışında kalanlara geçmiş olsun. Herkese, hepimize.
8 Temmuz 2011 Cuma
bir kedi yeter!
Cat is Dog - watch more funny videos
Yalnızken köpek taklidi yapan kedimiz kameralara yakalandığını anlayınca kedi miyavlamasına geri dönüyor. Ben de küçükken şarkı söylerken yakalandığımda andımız okumaya başlardım.
Hayatı ve kafaları güzelleştirmek için bir kedi yeter. Kediniz böyle manyaksa hayattaki diğer manyaklara yer de kalmaz, tertemiz olur hayatınız.
7 Temmuz 2011 Perşembe
joaquin cortes'in telefonu olan var mı?
Kendisine diyeceklerim var.
İzninizle onu insan ırkının en güzel yaratılmışı seçiyorum. Başka hiçbir erkek dans etmesin, kadın bel kıvırmasın lütfen. Herkes izlesin feyz alsın.
Yaa ben bu adamın varlığını ne güzel unutmuş mutlu bir evlilik yapmıştım. Dün gece Saba Tümer'in tekrar programında karşıma çıktı yine. Gecenin bir yarısı fal taşı gibi açıldı gözlerim. Bey kızdı. Dişlek bu herif dedi ama çok geçti artık. Nasıl unutacağım tekrar, bilmiyorum.
Bu adam bana varsa Dudullu'daki arsayı üstüne yaparım.
Yaparım valla bey kusura bakma. Cortes bu boru mu?
4 Temmuz 2011 Pazartesi
efes pilsen mahşer

Dün ve evvelsi gün vuku bulan Efes Pilsen One Love Festivali'nden girelim. Yaşlılığım münasebetiyle iki güne de son grupları izlemek amacıylan katıldım. Yine de katılmaz olaydım. O kendini bilmez arsız gençliğin başka gidecek yeri yokmuş gibi tüm enerjisiyle orada olması bazı bazı sinirimi bozdu. Sadece yeşil kafalı gotik bir kız vardı böle topluca. Onu çok sevdim. Ama tuvalet sırasında götüme kaçan kız, seni hiç sevmedim. Çünkü götüm götüm götümün dibinde duran insanları hiç sevmem. Hani böyle bazıları vardır arkadan yürürken soluğunu hissedersin. Gel götüme gir istersen taşıyım seni gideceğin yere kadar demek istersin. İşte aynen öyle bir kız vardı ilk gün 45 dakikalık tuvalet sırasında tanıştık. Mütemadiyen dokanma, böle bi dengesizlik, sürtünme, sıcak. Bir dedim iki dedim, büyüğüsün dedim yapma dedim ama son noktada "Pardon siz sarhoşsunuz sanırım" sözcükleri buz parçaları olarak döküldü ağzımdan. Kız "yoooo" dedi. "Hmmm peki tansiyonunuz mu düşük bi dengesizsiniz. hayırdır. Bana devriliyorsunuz da" dedim. "yooo farkında diilim" diyip bir adım geri çekildi. Bir an kavga çıkarmakla çıkarmamak arasında gidip geldiğini hissetsemde kibarca sorduğumdan kötü sözün sahibi olmak istemedi. Kıyamam.
-Yılların küçük kızlar konusunda bana öğrettiklerinden biri onlara kötü bişe bile deseniz kibarca söylediğinizde kedi yavrusu gibi cevap verdikleri. Geçende konser sırasında tuvalete gitti diye yerine geçtiğimiz bir minik kız geri döndüğünde "pardoaan ama burası benim yeriaam" dedi mesela. Yüzüne bir anne şevkatiyle sırıtıp 5 yaşında şımarık ve birkaç sene sonra yatılı okula vereceğim küçük kızıma anlatır gibi "ama tatlım konserde benim yerim olmaz kiii. Okul mu burası" dedim, kolunu okşadım. "Amaaa yaaa" diyip dudak büktükten sonra yanımızda durmaya ikna oldu. Kız da benim iki katım kavga çıkarsa kesin döver şahsen. Genç irisi böyle, bir ekmek yiyordur bir oturuşta. Ama işte dediğim gibi sinsi bir kibarlıkla ağzıma geleni sayıyorum hem ben rahatlıyorum, hem karşımdaki kırılmıyor.-
Neyse tuvalet mevzuu büyümeden işeyip dışarı çıktığımda Manic Street çooktaaan sahneye çıkmış o ruhsuz performansını sergiliyordu. Yeaa abicim o kadar yol tepmişsin iki değişik akor bas di mi ya? Kasetten dinlerdik biz gelmeseydin yormasaydın kendini hissiyatıylan ilk günü alanı terkettik.
Ertesi gün ise gençlik abarmıştı. Metrekareye 4 gencin düştüğü ve bunlardan ikisinin zevzek diğer ikisinin yeaa festival ruhuuu vuhhuuu dediği bir ortama attık adımlarımızı. Neyse gençler eylensin önden Suede izleyip kaçıcaz zaten dedik ama o da ellerim bomboş yüreğimde bir sızı ateşe atılmış bir demir gibi kor hala romantizmine dönüştü. İlk birkaç şarkıda noolmuş bu adamın sesi mi kısılmış dedik ama baktık her İngiliz gibi motor sonradan ısındı. Birkaç şarkıda keyfimiz yerine gelmişti ki tempo yine düştü, derken siyatiklerim azdı. Bey dedim dönelim de sen bir bardak kapat benim kuluçlara. Öle döndük.
Dolayısıyla festival izlenimlerimde bunlardan ibaret: Göte kaçan kız, gotik kız, tuvalet sırası, bayık street, süet, sahtekar pezevenk gençlik
He bir de dün sincap gördüm, hayatım değişti.
Bir de Sezgi'yi gördüm festivalde. -Sincaptan bahsetmişsin benden niye bahsetmedin diyor. Al bahsettim, sen de bir sincap sayılırsın.-
19 Haziran 2011 Pazar
gerçek bir gedik

Bir süredir daha iyi kalpli bir insan olmaya çalışırken dün akşam televizyonda Ömür Gedik'i görmemle birlikte aylardır içime ektiğim iyilik tohumlarının hepsi aynı anda kurudu. O saldırgan ve her daim sinir krizinin eşiğindeki insan tekrar canlanıp, boyun ve şakaklarımdaki damarların kabarmasıyla dönüşümünü tamamladı. Oysa seçim sonuçları ve Teoman dahil her türlü zorluğa göğüs germiş kendimi dizginleyip, günlerimi dondurma yiyip, sakince kitap okurken bacak kıllarımı kopararak geçirmeyi başarmıştım.
Ama dün gece Gedik'in çatlak sesi uyuyan devi uyandırdı, birikmiş kinimi ve nefretimi su yüzüne çıkardı. Çirkine, yeteneksizliğe, cahilliğe, ordan da bilmeden sallayayım, burdan da öğrenmeden atayım önemli olan yolunu bulayım anlayışının ve bu anlayışa verilen primin en güzel örneği Ömür Gedik'in müzik eşliğinde canavar ağzından çıkan detone sesle yayıldı evrene.
Kendisi sinemadan en fazla benim kadar anladığı halde sinema eleştirmeni olarak nam salmış, ancak dediğim gibi sinemadan anlamadığımdan sesimi çıkaramamıştım . Sinema izleyicisi tepki göstersin şimdi ben bilmeden bu kadın filmlere yaptığı sikim sokum yorumlara kafa yoramayacağım demiştim. -O canavar dişleri ve bakışıyla s leri tıslayarak yaptığı hiçbir yorumu da dinlenedim açıkçası. Onu bir yerde görünce tipine bakmaktan ne dediğini anlamaya sıra gelemiyor çünkü. Garip bir kitlenme yaratıyor insanda.-
Ama kendisi her cahil gibi bununla kalmadı, bokunu çıkarayım leveline atladı. Bugün sinema eleştirmenliğine ses çıkarılmayan Gedik, ulan hiçbişe bilmeyerek sinema eleştirmeni olabiliyorsam, şarkı söyleyemeyerek de şarkıcı olabilirim aymasına o dişlek dişleriyle alt dudağını ısırırken vardı. Yanına ikinci bir nefret unsuru Toman'ı da alıp portakal hep orda kal isimli şarkısına klip çekti. Şaşırdık mı şaşırmadık. Toman'da yeteneksize verilen prim kadrosundan müzik dünyasına kazandırılmış bir isim ne de olsa. Neyse yetti mi yetmedi, klibi her yerde döndü, göya popüler kültürü yermekle ünlenmiş Bayılgen'e konuk edildi. Kimse soramadı ki yaa sence sen bu şarkıyı söyleyebiliyor musun şimdi diye. Şaşırdık mı yine şaşırmadık. Bayılgel Türkiye'nin en büyük Abdurrahman Çelebilerinden biridir çünkü. -Tabi olayın altında bi de hayvanlara yardım var ki konuya girmek bile istemiyorum. bir türü kurtaracam diye başka bir türü sikmek nedir onun cevabını arıyorum sadece.-
Ömür Gedik seneye en iyi çıkış yapan şarkıcı ödülü de alır. Ve hatta az daha kasar Eurovision'a gider Türkiye'yi temsil eder. He etmesin mi etsin tabi. Çünkü bugün Türkiye'yi temsil edecek biri varsa o kesinlikle Ömür Gedik'tir. Abdurrahman Çelebiler memleketi, çirkine, cahilliğe ve yeteneksizliğe prim verme cumhuriyeti Türkiye'yi layıkıyla temsil eder.
Ne de olsa her sikim hıyar diyene tuzla koşan hazır bir kitle de var.
Sizleri ve tüm insanlığı buradan bir kez daha çirkine, yeteneksize, cahile prim vermemeniz için uyarıyorum. Bakın önüne geçilemiyor sonra diyorum. Bugün bir Lady Gaga'nın albümü bir haftada bir milyon satıyorsa, Ömür Gedik albüm yapabiliyor, Okan Bayılgel 5864. programını yapabilyorsa bunlar hep sizin yüzünüzden. He kimse de üstüne almıyor. Ama ben vermediysem sen vermediysen kim verdi bu primi. Bkz. son seçimler.
İlle de hep orda kallı bir şarkı dinlemek isteyenleri de aşağıdaki linke yönlendiriyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=lrgjYcp4b90
7 Haziran 2011 Salı
aşkımızın videosu olsun
Şimdi böyle videoların hastasıyım ben o yüzden sizinle de paylaşayım istiyorum. Takip edenler bilirler hala efsunu çözülmemiş bir Terry'nin çakmak çakmak gözleri videosu vardı mesela hangi kafayla nasıl hazırlandığını tam olarak bilemediğimiz, nasıl bir romantizmin yansıması olduğunu kestiremediğimiz.
Bu videoda da kavos teros zitriyani naçeku vaşeku ibstriyati şeklinde romantizm kokan sözlerle ve hafif oynak ama araya giren org sesiyle kalbimizi aşka hazırlayan müzikle Hürrem ve Sülüman'ın o muhteşem tutgusunu izliyoruz. İçimiz hem kıpır kıpır oluyor hem hüzünleniyoruz. Hürrem'in patates çuvalı zerafetinde bayılışını, Sülüman'ın her olaya misket gözlerle bakıp, ağzını ayırışını, sonra yine Hürrem'in thriller dansıyla Sülüman'ı kafalayışını izleyip öyle bir aşkın kollarında, sarayın entrikalarında var olmak istiyoruz. Arkada da bu karmaşık duygularımızı dinginleyen o müzik.
O tarafların -ne tarafların derseniz işte Hürrem'in taraflar, Polonya'dan al Sırbistan, Hırvatistan, Bulgaristan in aşaa- müziklerinde hep böle bir karışık ruh halleri var zaten. Böyle çift duygulu.
Geçen Sırp bir taksiciye denk geldik mesela. -Evet geldik valla bana da ilginç geldi. Eee İstanbul bir kozmopolit hedef 2023 NY'den neyimiz eksik- Sırp taksici baktı bizim tip göçmene benziyor, burunda kemer tastamam, ten peynir, dayadı Sırpça müziği. Tüm yolu ızdirvidtro lakle visrto şekilde altta bol çıkkıdılı üstte en ince sesli org notalı eller havaya çok çeşitli şarkılarla gittik. E keyfimiz de yerinde sesi de körükledi. Hatta bir şarkıda biz ellerimizi koyduğumuz yerde parmaklarımızla ritim tutunca "abi bu şarkıyı biliyor musunuz?" dedi. O kadar havaya girmiştim ki "hee biliyorum yaa" diyip eşlik edecektim ama bey "yoo bilmiyoruz" dedi. Hee çok ünlü abi bu Türkçe bir şarkıdan çevrildi dedi. Bir süre hangi şarkı acaba diye dinledim, sanırım Serdar Ortaç'ın herhangi bir şarkısı olabilir.
Düğün fotoğraflarımı böyle bir çalışmayla ölümsüzleştirmek istiyorum. Doğru şarkıyı bulursam aynı romantizmi yakalayabilirim.
Videoyu nerden buldum? Hürrem ve Sülüman'la ilgili videolar izliyorum boş zamanlarımda. Hatta Gülben Ergenli varrroşşş Hürrem'i indirip baştan aşaa izlemeyi düşünüyorum.
Hürremciyim, cümcük dudaklı Mahidevran çatladıkça içimin yağları eriyor. Neden? Güce tapıyorum ve kötü kalpliyim.
bir kedi yeter!
Benim kedi neden yapmıyor böle numaralar? Coşkun sucuk fabrikasına vericem onu. Şaka şaka vermem. Halı yapcam ondan. Şaka şaka yapmam. Doldurtucam onu. Şaka şaka
Hayatı ve kafaları güzelleştirmek için bir kedi yeter! Hele bir de bu karayı al parayı oynayabiliyorsa sabahtan akşama döndür dur. Sinir stres kalmaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
