24 Şubat 2011 Perşembe
terry'nin çakmak çakmak gözleri
Bende hasta siempre şarkısının sazla çalınması etkisi yarattı. Ama tam olarak duygularımı da ifade edemiyorum.
Jackvalium gönderdi. Buna bi bak yaz dedi. 853 kere izledim ama kelimeler kifayetsiz.
Eskiden babalar televizyonda Dallas'ta Sue Allen'ı görünce "bu karı bana varsa Dudullu'daki arsayı üzerine yaparım" tarzı açıklamalarla elin süt Amerikalı hatununa duydukları aşkı betimlerdi. Onun gibi bir ruh hali sanırım. Dudullu'da evi olan Sue Allen tarzı bir hikaye.
Bilemiyorum. Romantizm belki böyle birşeydir de biz yanlış biliyoruzdur. Cany'de belki Terry'i düşünürken Sibel Can dinliyordur. Yeşil kırlarda koşarken, beyninde bu şarkı dönüyordur.
Hayatı, şeker kızı ve Sibel Can'ı sorgulamama neden oldu bu video.
23 Şubat 2011 Çarşamba
lady gaga'ya ikrah yazı dizisi IV
Bir başka Lady Gaga'ya ikrah yazı dizisinde daha bir aradayız. Kollarımı sıvayıp, boğazımı iyice bir temizleyip, yazımın sonunu okkalı bir çıplak kadın görmüş tarikatçı tükürüğüyle bitiricem inşallah. Bu ara kendimi ülkenin karanlık yüzüne verdiğimden şov dünyasının ışıltılı haberlerini okumadım hiç. Tabi ortamı boş bırakmaya gelmiyor. Bir girdim baktım ki, çirkine verilen prim haddini aşmış. Lady Gaga'nın yeni çakma şarkısı Born This Way bir haftada 1 milyon satmış. Kendimi ülke sorunlarına adamaktansa Lady Gaga'nın yok oluşuna adamayı daha mantıklı bulup, bir katkım olur endişesiyle başladım ikraha.
Bu çirkin Lady Gaga ordan burdan çalıp çırpıp bir de üstüne bu çirkinliğiyle buralara geldi ve hala devam ediyor ya insanlığın, medeniyetin gözlerinden öpüyorum. Etrafımda kadını seksi bulan erkekler olmasına, ama öyle demeee birçok sanat akımından besleniyor gibi gerzekçe açıklamalar yapılmasına alıştım, bunları sineye çektim.
Ama bunu çekemem.
Neymiş yeni single'ı Born This Way çooook iyiymiş abi yeaaa. Hoşt höst ordan. Ulan yılların Madonnası'nın Express Yourself'ini mikserden geçir Born This Way diye önümüze sür sahtekar pezevenk Lady Gaga. Kimi kandırıyorsun lan sen çirkin.
Çirkine verilen primin sonuçlarını şimdi görebiliyor musunuz? Çirkine prim vermeyin önüne geçemezsiniz sonra dedim mi demedim mi size zamanında.
Sen ancak şimdinin imitasyona alışık bebelerini kandırır, onlara ayyy bean çok farklıyım, çarpıcıyım laflarını yedirirsin Lady Gaga. Bir de geçen bir programa çıkmış yüzüne botoks yaptırmış sırf dikkati estetiğe çekicem diye. Dünya dünya olalı böyle eziyet görmedi yemin ederim. Alın şu kadını ya. Alın ya gözümün önünden.
Çirkin tüüüüü.
Tövbeestağfirullah.
Bi de videonun sonundaki hani bunun alamet-i farikası el hareketi var ya her gördüğümde salak yemin ederim gerizekalı bu kadın oluyorum.
Evladım salak mısın sen?
(Bu arada bu şarkıda çılgınca dans ederken ki bir videomun internete düşeceğinden çok korktum bir an)
21 Şubat 2011 Pazartesi
bir kedi yeter!

Bizde yalan olmaz abla. Kedi dediysek kedi çıkar içinden.
Evet evet bir ara kedi diyorlarmış ayakkabı çıkıyormuş biz de duyduk, gerekli yerlere şikayetimizi yaptık.
Hayatı ve kafaları güzelleştirmek için bir kedi yeter. Kedinizin hayatını ve kafasını güzelleştirmek için ise bir kutu yeter.
18 Şubat 2011 Cuma
thom yorke efsanesinin bittiği an
Kolbastıyı bekliyorduk ama apaçi dünya dansı oldu. Apaçi Thom Yorke, ona buna sallayan badem bıyıklılar, kadınlarla elele çok tutuştukça, giyildikçe salan şehvet, Şivan Perwer'le kankito Erdoğan. Ne acayip bi dünya oldu lan burası?
16 Şubat 2011 Çarşamba
senin en güzel yerin kahverengi ceketin

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Bölüm Başkanı Profösör Orhan Çeker sabah kalkmış, aklına hergün karşısına çıkan dekolteli kadın görüntüleri gelmeye başlamış. Sonra içinden ulan ben şimdi bu dekoltelilerden birine atlasam, suçlu muyum Allahsızlar demiş. Ama cezası ağırlaştırılırsa ya hadım edilirsem demiş. Sonra da konuya el atmaya karar verip, ulan madem profösörüm ben bir açıklama yapayım demiş. Ama önce bir çekeyim de... Pantolonumu demiş. Çektikten sonra pantolonunu malum saçmasapan açıklamayı yapmış.
Çeker diyor ki; "Sorunun odağında kim var? Kadın var. Kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır. Tahrik ettikten sonra sonucundan şikâyet etmen makul değildir. Suça ortaklı etme durumu vardır."
Ama bu sözleri söylerken profösör çeker o kahverengi ceketinin insanları tahrik edebileceğinin farkında değil tabii. Ben mesela misal çok fena oluyorum. Kahverengi ceket, küf rengi pantolon, bordo kravat, üstü parlak cümcük bıyıklı dudak, yağlı saç offff konuşurken içim gıcıklanıyor. Baktıkça tecavüz edesim geliyor. Ya kendimi tutamayıp edersem. Bana kim ne diyebilir bu durumda? Suça ortak olan sayın pröfösördür.
Bir de ntvmsnbc'deki konuşmasına başlarken böyle gülüşü var ya baştan çıkarıcı. Ehh heh heh heh kih kih diye kikirdiyor offff şimdi bu adam bu sempatiklikle tecavüzü hakediyor mu, haketmiyor mu?
Böyle adamların gizemleri isimlerinde saklı oluyor ya bir de, hastasıyım. Orhan Çeker mesela. Ne çektiğini anladık biz. Ancak çeken bilir çünkü dekoltenin insanı nasıl tahrik edebileceğini.
Anlayamazlar seni Orhan, herkes profösör değil, herkes çeker değil. Kolay yetişmiyor senin gibi pröfösör çekerler.
Tipin bile suça ortaklık nedeni senin.
T.S.
İlahiyatçının seksi fotoğrafları için tıklayın.
14 Şubat 2011 Pazartesi
aşk bu mu, sevda bu mu, hayat bu mu? bu ne bu?

Bir sevgililer gününde benim sister'a o zaman ki erkek arkadaşı takı almıştı. Ama nasıl kitsch bişe kocaman böyle büyük taşlı bir kolye ve küpe takımı. Yanımızda vermişti de sister'ın yüzündeki sahte sevinci gözlerimizle görmüştük. Sonra "senin ki sana kaşıkçı elması almış" diye taşak geçmiştik. Şimdi ki tabirle anca Sülüman'ın Hürem'e hediye edebileceği cinsten büyük bir taştı. Kıyamam.
O zaman dalga geçmiştik ama şimdi yaş ilerledikçe, ilişkiler uzun süreli birliktelik kalıbına eriştikçe arar olduk kaşıkçı elmaslarını. Misal benim bey de tee yıllar önce kocaman Hello Kitty'li toka almıştı. Hayır metalci kızız hello kitty nedir? Hadi Hello Kitty'yi sineye çektik, o tokanın boyutu nedir? Yıllardır düşünüyorum ama belli etmiyorum. Ama intikam soğuk içilen gazlı bir içecektir. O nedenle şu an açıklamaktan çekinmiyorum ve açıkça 70 milyonun önünde soruyorum: Hello Kitty'li toka nedir?
İntikama giden hikaye ise şöyle başlıyor;
Geyik bir yana hiçbirimiz sevgililer günü manyaa değiliz. Önce şeritında bir yemek ardından gül yapraklarıyla bezenmiş bir yatak beklemiyoruz. Yani ben ve hayal arkadaşım patti hiç beklemedik 13 yıldır. -Zaten otellerden nefret ederim ve gül yaprağının sevişmeye hazırlamada hiçbir etkisinin olmadığını düşünüyorum. Çok sahtekar pezevenkçe hatta. Hani düdücem seni de, gülleri takip edelim lütfen gibi- Ama geçen hafta yıllardır istediğim, bir türlü almak nasip olmamış Talihsiz Serüvenler Dizisi'nin tam serisine baktım nette. 12 kitap. Nasıl içim gitti. Tam toparlayıp sipariş verecektim ki ulan dedim hadi şımarayım azıcık - Bakın tikkatinizi çekerim: şımartılayım değil, kendimizi de kendimiz şımartıyoruz. Hey gidi hey- "Beeeey" dedim "Bak Talihsiz Serüvenler Dizisi'nin kitaplarını alacaktım ama sen alıyormuş gibi yap bana sevgililer günü hediyesi gibi olsun hadi. Ayrı ayrı sitelerde toparlayınca seri tamam oluyor" dedim. O da "Tamam aşkım alayım" dedi. Ben de "Keh keh keh sevgililer gününe seri elimde. Allahım kitaplıkta nereyi boşaltsam da yerleştirsem, her gün bi tanesini okusam, hmm naapsam?" diye düşünerekten beşlik simit gibi sırıtarak uykuya daldım o gece.
Aradan tammmm bir hafta geçti. Heyecan dorukta, eve bir gelicem ki kitaplar kolide beni bekliyor, açıcam koklucam, benim olacaklar. Bugün akşam üstü telefon geldi beyden, zaten çalışmaktan patates olmuşum, "İşte bu kitapları ben baktım internetten hiçbir yerde serinin tamamı yok. Bilmem ne yayıncılığı aradım yok yani durum bu." dedi. Bir hafta bekleyen beyde jeton bugün düşüyor, bugün online sipariş sitelerine bakıyor, kitapçı bile gezmiyor tikkat, tüm kitapları aynı sitede göremiyor, göremediği için yarısını farklı eksikleri farklı sitelerden tamamlarım diyemiyor. E dolayısıyla siparişi veremiyor.
Telefonu kapattıktan sonra içimde bir umut dedim yok yaa şaka yapıyodur. Bir haftadır daha bugün bakıyor olamaz herhalde. Hollywood beni bu ana hazırlamış, kız üzgün bir şekilde eve gidecek, sevgilisi ona sürpriiizzz diyecek. Bir süre birbirimize deve kuşu gibi bakıp öpüşcez felan. Akşam endişe heyecan karışık geldim. Ev aynı ev, kitaplık aynı kitaplık, kedi aynı kedi, bey aynı bey. Kendimi yere atıp ağzımdan köpükler fışkırtarak sinir krizi geçirmekle, yumruğumu ısırıp kendimi yatağa atıp, omuzlarımı abartılı bir şekilde titreterek ağlamak arasında gidip geldim. Sonra ikisinden de vazgeçip intikam arayışına girdim. Hikayenin tamamı budur.
Özeti; Ulan beni ne şımartır, ne iyi gelir diye düşünüyorum, hadi bana bu jesti sen yapıyomuş gibi ol diye avans veriyorum, bir hafta öncesinden söylüyorum, seriyi tamamlamak için ayrı sitelerden sipariş vermek lazım diye açıklama geçiyorum ve yine de alamıyorum'dur.
Çıkarılacak ders ise şudur: Zamanında Hello Kitty'li tokayı kafasına atsaydım bence kitaplar bugün elimdeydi. Ben o anlamsız tokaları tam 10 yıl sakladım la.
Neyse amacım dramatize etmek, kadın erkek olayına bağlamak değil, intikamdır. Tüketim toplumu araçlarına alet olmayalım, bir güne indirgemeyelimden hediye almayan sevgili pintidir açıklamalarına hepsi aşırı ve dangalakça. Ben sadece kendim yazıp kendim oynıcaktım, göt olmanın verdiği bir götlük içerisindeyim. Yoksa online siparişin kralını veririm. Zaten genetik kodumda var kendi işini kendin gör diye.
Sen bu satırları okurken bey ben 12 kitaba 140 milyon'u kredi kartından 12 taksitle çektirmiş kitapları kendime kendim almış olacağım. Lütfen beni aramak için antrede yollara düşme, çalışma odasındayım. Bir süre ayrı kalsak iyi olacak sanırım.
seni seçtim pikaçu

Bunu yapan varya çok büyük günaha girdi. Yedi cami yaptırıp, yedisinin açılışına da Recep Tayyip'i çağırmalı. Okunmuş kuru mama dağıtmalı. Yoksa günahı çok büyük.
Kemircan sen de paylaştığın için günahtasın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
